Kurumsal

Mektebim Trabzon'da fark yaratacak


TÜRKİYE genelinde 51 kampüste 160 okulda yaklaşık 30 bin öğrenciye hizmet veren Mektebim’in, Trabzon’da 2017-2018 döneminde hizmete girecek olan yeni kampüsü tanıtıldı.

Mektebim'in Trabzon'un Bostancı Mahallesi’nde 10 bin metrekare alana kurulan yeni kampüsünün tanıtımı için Zorlu Grant Otel'de düzenlenen toplantıya Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko'nun yanı sıra, Ortahisar Kaymakamı Numan Hatipoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yomra Belediye Başkanı İbrahim Sağıroğlu, AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi, Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, okul idarecileri ve çok sayıda eğitimci ve veliler katıldı.



51 KAMPÜS 160 OKUL


Türkiye’de 2012 yılında eğitim-öğretim hayatına başlayan, ardından geçen sürede 51 kampüs, 160 okul, 30 bin öğrenci ve 6 bin personele ulaşan Mektebim Okulları’nın fiziki koşulları ilk olarak video sunumuyla tanıtıldı.


“EĞİTİMDEN KAZANDIĞIMIZI EĞİTİME YATIRACAĞIZ"


Tanıtım töreninde konuşan Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, eğitim dışında hiçbir yatırım olmayacağını belirterek, “Eğitime yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırım, geleceğimize yapılan yatırımdır. Mektebim, eğitimden kazandığını eğitime yatıran, eğitim dışında başka hiçbir sektörde yatırımları bulunmayan, vatanını, milletini seven, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durmayı ilke edinmiş eğitim kurumudur. Bizler toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede duracaktık. Onu değiştirdik, vatanını milletini seven toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede duracağız. Eğitimden kazandığımızı eğitime yatıracağız ve eğitim dışında hiçbir yatırımımız olmayacak” dedi.


“HİÇ BİR GELİŞMİŞ ÜLKE YOK Kİ EĞİTİME ÖNEM VERMESİN”


Özel okulculuğun dünyada çok hızlı büyüme trendine girdiğini kaydeden Kalko şöyle konuştu:


“Hiçbir gelişmiş ülke ya da gelişme iddiası olan ülke yoktur ki eğitime önem vermesin. Biraz tarihi sorguladığımızda Japonya, Çin, Güney Kore ve Hindistan örneklerini gördüğümüzde bu ülkelerin belli bir kısmı savaşlardan yok olmuş ülkelerden oluşmaktaydı. Ama önceliklerini eğitime verdiler. Şu anda dünyamızın en gelişmiş ülkelerinden biri haline dönüştüler. Bizim ülkemizde de son 5 – 10 yıldır Milli Eğitime eskisinden daha fazla önem verilmekte. Bakan beyle de yaptığımız görüşmede artık bütçede milli eğitim birinci sırada yer almakta. Bu tabi ki ülkemiz için olumlu gelişme. Peki, özel okulculuk neden bu kadar artıyor? Artmalı mı artmamalı mı? Özel okulculuk dünyada çok hızlı büyüme trendine girdi. Devletler artık bazı sorumluluklarını özel teşebbüsler marifetiyle yapma yoluna artık hız vermeye başladı. Bu demek değil ki devlet kontrolünde olmayacağız. Devletimiz artık yatırım teşvikleri ve öğrenci başına uygulanan öğrenci teşvikleriyle özel okulculuğu desteklemekte. Birkaç seneye kadar yüzde 4’lerde olan özel okulculuk oranı şu an ülkemizde yüzde 8 buçuk, 9’lara kadar vardı. Hedef 2023 yılında yüzde 15 başına gelmek. Yüzde 25’lere kadar da büyüyecek potansiyel olduğunu düşünüyorum. Özellikle dershanelerin dönüşüm oranıyla beraber bu oran yüzde 25’lere çok rahatlıkla çıkacak.”


“SADECE EĞİTİMLİ TOPLUM OLMAK YETMİYOR”


Sadece eğitimli toplum olmanın yeterli olmadığını savunan ve kurumlarında vatansever gençler yetiştirmek istediklerini vurgulayan Kalko şöyle devam etti:


“Bizler mektebim olarak akıl ve bilim yolunda giden vatansever, milli değerlere sahip çıkan, çağdaş ve muasır medeniyetler seviyesini kendine hedef edinmiş nesiller yetiştirmek istiyoruz. Bu anlattığım temel ilkelerin bizim eğitim sistemine çeşitli yansımalarını da sistem içine angaje etmiş durumdayız. Sadece eğitimli toplum olmak yetmiyor. Eğitimli olmanın yanında vatansever olmak artık çok daha kıymetli hale geldi. 15 Temmuz’da ülkemiz çok kötü bir darbe kalkışmasına maruz kaldı. Bu darbe kalkışmasını yapanlar kimlerdi diye baktığınızda aslında hepsi eğitimli ve yetişmiş insanlardı. Ama vatansever değillerdi. Vatan haini çıktılar. Ne yazık ki, eğitimli olupta vatanını, milletini seven nesil yetiştirmezsek, işte o zaman da bu gibi durumlarla karşılaşmamız mümkün olabilmekte. Onun için biz eğitimcilere büyük görev düşmekte. Bu sorumlulukla yatırımlarımıza hız katma ve sistemlerini değiştirme durumunda kalmaktayız”



‘İYİ BİR EĞİTİM, İYİ BİR EĞİTİM ORTAMINDA VERİLİR’


İyi bir eğitimin iyi bir eğitim ortamında verileceğinin altını çizen Kalko açıklamalarını şöyle sürdürdü:


“Bir okulu tercih ederken o okulda kaç tane TEOG veya LYS birincisi çıktığına bakarsanız yanılırsınız. Çünkü özel eğitim kurumlarının önemli bir kısmı burslu ve başarışı çocukları alıp onların başarısını kendi başarısıymış gibi addedebilir. Bir okulda bir tane TEOG birincisi çıktı. Peki diğerleri ne oldu? Diğerlerinin başarı durumu nedir? Onun için özel okul tercih ederken sadece TEOG başarılarına bakmayın. Mutlaka o okulun fiziki ortamlarına bakın. Çünkü iyi bir eğitim iyi bir eğitim ortamında verilir. Sosyal ortamlara girişmiş mi? Sınıfları ferah mı? Çocuğunuz orada kendini güvende hissedecek mi? Sizde evde ve iş yerinde çocuğunuzun güvende olduğunu hissedebilecek misiniz? Bu önemli bir veridir. İkincisi okulun vizyonuna mutlaka dikkat edin. Bir okulun vizyonu okul eğitimine de öğretimine de, mutlaka her şeye yansır. O okuldaki mümkünse öğretmenlerimizle tanışın. Öğretmenlerle ile diyalog kurun. Çünkü veli öğretmen saç ayağı sağlıklı kurulmadan çocuğumuzda başarı şansımız pek yok. Sınavlarda yabancı dil sorulmaya başlandı. Bizim derdimiz yabancı dil eğitimini, dil bilgisi yoluyla öğretmek değil. Çocuklarımızın konuşabileceği bir İngilizceyi ve diğer yabancı dilleri sağlamakla hükümlüyüz.”


‘İCAT ÇIKARTAN NESİL YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ’


Okullarında yabancı dil eğitimine önem verdiklerini ifade eden Kalko “İngilizceyi nasıl konuşuyorsunuz sorusuna, ‘konuşuyorum ama hata yapmaktan korkuyorum’ yanıtı veriliyor. Biz hata yapan ve hata yapmaktan korkmayan ve icat çıkartan nesil yetiştirmek istiyoruz. Bunu yapmak için önce bunu kendi ekibimize bunu empoze ediyoruz. Diyoruz ki ; ‘Sakın ha inisiyatif kullanmaktan korkmayın. Hata yapmaktan korkmayın. Önemli olan aynı hatayı 2 kere yapmayın. Bu hata olmaktan çıkar, karar olur’ Kendi ekibimize ‘inisiyatif kullanabilirsiniz’ dediğimiz bu sistemi çocuklarımıza da yansıtıyoruz. Haftada ortalama 15 saat yabancı dil eğitimi veriyoruz. 40 saatlik bir eğitimin 15 saatini yabancı dile ayırıyoruz. 2’inci sınıfta 2’inci yabancı dil eğitimine başlıyoruz. Ana dili İngilizce olan yabancı öğretmenlerimizle çocuklarımızın konuşmalarının daha kolay hale gelmesine vesile olmaya gayret gösteriyoruz. Sınavlara özel sistemlerle çocuklarımızı hazırlıyoruz. Ama kıymetli veliler şuna çok dikkat edin; Bir okul sadece çocuğu akademik başarılarla dolduruyorsa, sadece sınavlara hazırlıyorsa ve sizde bu zihniyeti destekliyorsanız sınavlarda başarılı ama yaşamda başarısız nesiller yetiştirebiliriz. Yapılan bir istatistikte, tabi ki bunun istisnaları vardır, okullarını birincilikle bitiren çocuklarımızın hiç birisi işsiz kalmamış, ama hiçbirisi de çok büyük bir yaşam başarılarını elde edememiş. Çünkü bunların büyük bir kısmı sadece sınavlara hazırlanmış. Onun için bizim okullarımızda sosyal alanlar çok gelişmiş durumda” dedi.


Türk eğitim markasını dünyanın en büyük eğitim markası haline getirmeyi hedeflediklerini dile getiren Kalko, “Mektebim bu ilkele ve hedeflerle yatırımlarını her geçen gün büyütmekte. Şu anda Türkiye genelinde 51 kampus, 30 bin öğrenci ve 6 bin çalışanımız mevcut. Özellikle son dönemlerle ülkemizde istihdama karşı ilan edilen seferberlik çağrısına Mektebim olarak bizlerde destek verdik ve 2 bin 500 yeni işe alım gerçekleştirdik. Hedefimiz Türkiye genelinde, özellikle 2 yıl içerisinde 67 yeni kampüsle Türkiye’nin en büyük eğitim zinciri olmak. İstanbul Büyükçekmece’de açacağımız Mektebim Üniversitesi ile yine de eğitim sürecimizi taçlandırmayı ön görüyoruz. Yine Maarif Vakfı ile görüşme halindeyiz. Yakın zamanda yurt dışında vatansever bir eğitim kurumunun da bayrağını dalgalandırarak bir Türk eğitim markasını dünyanın en büyük eğitim markası haline getirmek istiyoruz. Bu hedeflerimizi yerine getirdiğimizde yaklaşık 20 bin çalışanı, 150 bin öğrencisi, 300 bin velisi olan yaklaşık 500 bin kişilik büyük Mektebim ailesi olmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullandı.

‘ARTIK TRABZON’DAYIZ’


Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Umut Kalko, “Uzun zamandır Trabzon’a yatırım yapmayı düşünüyorduk. Ben tam bir Karadeniz aşığıyım. Karadeniz’i çok seviyorum. Artık Trabzon’dayız. Trabzon’daki okulumuz sadece bizim okulumuzda okuyan çocuklarımızın yuvası değil, tüm Trabzonlu evlatlarımızın yuvasıdır. Okulumuzun tüm sosyal olanakları Milli Eğitim okullarında okuyan çocuklarımızın emrindedir. Çünkü bu yapılar milli servettir. Bunların bir an boş kalması bile israftır, israfta büyük haramdır. O açıdan okulumuzun tüm sosyal ortamları tüm Trabzonlularındır. Okulumuzu sizlere emanet ediyoruz. İnşallah bizler İstanbul’dan tüm desteği okulumuza vereceğiz. Okulumuzun ve Trabzon’un eğitim çıtasını yukarı çıkarmak için her türlü desteği vereceğiz. Trabzon’da açacağımız Mektebim tüm Karadeniz’e ve Trabzon’a hayırlı uğurlu olsun” diyerek konuşmasını noktaladı.


TRABZONSPOR FORMASI HEDİYE EDİLİ


Tanıtım törenini sonunda Trabzonspor Yönetim Kurulu üyesi Özer Bayraktar, Mektebim Okulları Kurucusu Kalko’ya üzerinde ismi yazılı Trabzonspor forması hediye etti

 


Fotoğraflar